SEMAHLAR HAKKINDA BİLGİ
İlâhi aşkı ruhunda duymaya, o aşkla onun güzel isimlerinden herhangi birisini anarak ayakta dönmeye semah denir.
“De ki : İster Allah deyin ister Rahman deyin, hangisini derseniz diyin, en güzel isimler onundur!” ( İsra 110)
Tanrı'nın ayakta da anıla bileceği
Nisa suresinin 103. Ve âli İmran Suresinin 191. Ayetlerinde bildirilmiştir
.
Ali İmran Süresi Ayet 191
Onlar, ayakta dururken, otururken yanları üzerine yatarken her vakit Allah'ı anarlar göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler ve şöyle derler: Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru.
Nisa Süresi Ayet 103
Ayakta ,otururken, yanınız üzerine yatarken Allah'ın huzura kavuşunca ibadetinizi dosdoğru yapın müminlere ibadet beli bir farzdır.
Semah Alevi - Bektaşiliğin Cem erkanlarında en coşturucu bölümlerinden biridir. Saz ve ilahi kelamların katılımı ile zahiretin aghi ve anlayışı içinde belirlenen bir ibadet anlayışıdır. Semaha kalkan canlar vecd ve cuş ile pervane dönüşü ile manevi bir hayattır.
Bu yükselişin özü yaratanla yaratılanın anlamında birleşmesidir. Kuran'a göre bütün varlıkların tesbih halinde yaratıcının karşısında sürekli dönüşünü semah sembolize eder. Semah gönül coşkusu ile ibadetin bir parçasıdır. Toplu ibadetin manevi gıdasıdır. İnsanın bilinçli bir katılımına ışık tutar.
Bu katılım saz, söz hareket beraberliğinde güneşin ziyasını, kainatın dönüşünü ve turna süsünün en ideal şeklini vermektedir. Velilere göre onların düşünce dünyasında Allah sevgisi ile insan sevgisinin beraberliği ve insana hizmetin esas alınması insan varlığını esaretten kurtulması bu unsurların gayesi semahlarla ortaya çıkar.
Alevi - Bektaşi tasavvufunda yer alan en ideal şeklini kırklar meclisinde buluyoruz. Burada dans birinci derecede rol oynayamaz. Tek kelime ile ifade edecek olursak dans tabirini kullanmak isabetsiz ve yanlıştır. Ritmin dönüşle elde edilişi bu faaliyete dans denilmesi yeterli değildir. Dans da asıl gaye artistik figürlerle seyir edeni cezp etmektedir. Semah da asla böyle bir gaye yoktur.
Semah mutlak güzelliğe aşk kıvılcımı ile haz duyduğu varlığı yakalamak özündeki mekanın aracılığı ile kendi benliğinden geçmek vecd içinde tanrısal kavrama kavuşturmaktır